alternatif tarım

Alternatif Tıp kelimesine sonuna kadar karşıyız. Bitkiler alternatif olmayıp, tamamlayıcı, yardımcı tiptir. Tarıma ise; Bilinçli bir Alternatif bulmak zorundayız.
Tütün yerine, Kekik ekimini teşvik etmek kolay, bunca kekik ne olacak. Kim içecek bunca kekiği, kekikli ürün çıkaranlar, kekik mide ülserine faydalı diye reklam
yapsa. Sanayi Bakanlığı, reklam denetleme kurulu 58 milyar ceza keserse; Alternatif kekik projesi nasıl gelişir. Bu kekikler suni gübre ile yetiştirilirse; Dağdaki kekiğin şifasını verir mi? Alternatif tarımımız bu şartlarda gelişemez.
Batılılar, Bizim islam aleminde 1400 yıldır kullanılan San Sabin, Aloe Vera diye, allayıp pullayıp, ölümden başka her derde, garanti verip satıyorlar. Bu sistem Türkiye’de fakir ve hasta ziyaretlerini artırdı. Ama aşırı pahalı olması ve Her hastalığa bilinçsizce verilmesinden dolayı şifalı bitkilere olan rağbeti de azaltıyor. Bu şekilde kapitalistçe bir alternatif tarım da uygun değil. Bu sistemin dünyada 8 milyon (hırslı) satıcısı varmış. Hepsi de basamak atlayıp ayda, 4-30 bin dolar kazanabilme hayalini kuruyor.
Dünya’da milyonlarca kişi hergün Ter çay bardağı civanperçe-mi çayından içse; Birçok hastalığın iyileştiğini gözlemleyecektir. Milyonlarca kişi l ‘er tatlı kaşığı çörek otu yese; Aloe Vera’dan daha güçlü ucuz alternatif bitkilerin varlığının farkına varacaktır.


Civanperçemi, çörek otu, hatmi, yavşan, kekik, nane, enginar, kuşkonmaz, devedikeni, karahindiba, zencefil v.s alternatif tarımla yapılabilir. Fakat bunların pazar problemi var, ne kadar Allasan-pullasan bunlar temel tüketim gıdası değil. En iyi alternatif tarım, temel tüketim gıdalarının tarımıdır. Kekik çayını kaç kişi içiyor, fakat ekmek yemeyen insan çok az. Biz buğdayımızı, özlü buğdaylardan ekersek, suni gübreye ve zirai ilaçlar kullanmadan yetiştirirsek hem daha çok verim alırız. Hem de dünya’da hızla artan Organik gıda ihtiyacını karşılarız. Türk ürünlerine kota koyan ülkeler, ürünlerimizi arar duruma gelir. Doğal tarım biraz zahmetlidir. Fakat bereketlidir. Ucuzdur, gübre masrafi, ilaç masrafı olmaz. Eğer çiftçi hayvan da yetiştiriyorsa; Hayvan gübresinden biogaz elde edilebilir. Tarlasına atıp bedavaya gübre sağlar, bu gübrelerle Z-3 sene verim alınır. Zararlı otları önleyici ilaç kullanmazsak buğdayı sellektörden geçirme zahmeti ile bu ot tohumlarını ayıklar, hayvan yemi yapar.
Domates, biber, patlıcan, elma, armut, üzüm, zeytin, vişne, kiraz, süt, peynir, et, tavuk, yumurta, nohut, mercimek, fasulye, hepsi alternatif tarım alanına giriyor. Yumurta sarısını, koyulaştırıcı madde kullandığımız bahanesiyle, yumurtamızı Avrupa’ya almıyor. Yumurta üreticisi perişan. Bunun yerine; Yonca, mısır, Acı veya tatlı kırmızı biberi kullanarak, yumurta sarısını koyulaştırıp, verimini ar-tırsak, yumurtamız şifalı olacak. Koyulaştıran boyar maddeyi ithal ederken ödediğimiz dolarlar, türk çiftçisine ödenecek. Yumurtayı ihraç ederek dolar kazanacağız. Yumurta fiyatları normal değerinde satılarak, yumurta üreticisi para kazanacak.
Domates, biber, patates ve diğer sebzelere zehirli madde ilacı atılmazsa; Bu sebzeler hasat edildikten sonra ki bitki kısmını hayvan yemi olarak değerlendirebiliriz. Görüldüğü gibi doğal tarım her yönüyle kârlı ve bereketlidir. Yıllık 30 bin ton ziraii ilaç kullanıyormuşuz. Bu kadar ilaç için dünyanın parasını ödüyoruz, l milyon dolar borç para bulmak için nice yaptırıma maruz kaldığımız bir dünya da çok iyi düşünmeliyiz. Üstüne üstelik bu ilaçları satan ülkeler, bu ilaçları kullandığımız için bizden sebze ve meyve almıyorlar. Bu mantıksız gidişata en iyi ilaç, doğal tarım ve hayvancılıktır.
İngiltere Prensi, Prens Charis, doğal tarım çiftliği kurmuş bizzat kendisi çalışıyormuş.
Doğal tarım ucuzdur sloganıyla hareket ederek, halkımızın her kesimine bu şifalı, zararsız, domates, biber, süt, yumurtayı ulaştırmalıyız. Bunları pahalıya satarak sosyete, zengin yiyeceği yapmamalıyız.
l kg hıyar 500 bin iken, Hormonsuz hıyar deyip 5 milyon’a satarsak, bu doğal tarım uygulaması kısır olur, ilerleyemez.
Herşey insan sağlığı ve geleceği için, olsun, ürünümüz, temiz ve bereketli olsun.

« GDO’NUN ZARARLARI

ekolojik denge »

Bu konuya benzer Yazılar

Yorum yap

Domain Ziyaretçi Sayısı