GDO’NUN ZARARLARI

Biz köyde, asmayı (üzüm bağı) kavağa, duda aşıladık, fakat tat bozulduğu için kesmek zorunda kaldık. Beyaz üzüme siyah üzüm v.b aşılanabilir.
Kolera bakterisinin genini taşıyan yoncayı inek yese süte geçer, sütten, içene geçer. Balık genini taşıyan, dayanıklı domates yiyenler sadece alerji olmayacak balık menşeyli hastalıklarada hazır olsunlar.
Brezilya fındığının bir genine sahip soya fasulyesini yiyenlerde, fındık alerjisi görülmüştür. Normalde soya elerji yapmaz fındık geni aktarıldığı için, soya, fındık alerjisi yapmıştır. Şimdi anladık ki; Atalarımız ısrarla aynı cins olanları aşılamıştır. Aslında aşı çok basit bir olay; Ağaç kesilip yarılır, yontulmuş başka ağaç araya konur, çamurla sıvanıp bağlanır. Ağaca ne ağacı koysan tutar. Fakat atalarımız Ağacın nesli bozulmasın, insanlar nesebi belli olmayan meyveleri yemesinler, insanların alışkanlıkları değişmesin, insanlar yedikleri meyvenin faydasını zararını biliyor, değiştirmeyelim diye başka yollara sapmamışlar. Acı kiraza, tatlı kiraz aşılamışlar. Şimdi kiraz yiyorsun, kirazda, kiraz özelliği yok.


Gen aktarımı da böyle ilkeli olsa; Çiftçileri aşı zahmetinden kurtarır, insan DNA’sı ile böcek DNA’sı aynı şekilde imiş, fakat harfler değişikmiş. Kimliğide o hafler belirliyor. Gelişi güzel GDO ile kimliğimiz de değişebilir. Fareler üzerinde yapılan deneylerde, görülen sonuçlar korkutucudur.


Genleri değiştirilen patatesler farelere yedirilmiş, bu patateslerin farelere toksik etki yaptığı bağışıklık sistemlerinin zayıfladığı tesbit edilmiştir. Bağışıklık sistemi zayıflayınca, çabuk hasta oluruz.
Aynca GDO’lu gıdalar yenince hayvan veya insan vücudunda mevcud olan yararlı mikroorganizmalarla birleşme ve mikroorganizmaların yapılarının bozulması ciddi bir tehlikedir.


GDO ile antibiyotik ve dayanıklılık genleri aktarıldığı için: bu gıdaları yiyenler antibiyotik yemiş oluyor. Bu da kullanılan antibiyotik haplarının tesirini azaltıyor.
GDO’lu gıdalarla beslenen hamilelerde, bu vücuda zarar veren unsurların bebeğe geçme riski de korkutucu bir gerçektir.
Bu tohumları kullananlar» toprak bünyesinde bulunan mikroorganizma yapısını da tehlikeye atmış oluyorlar. Kimyasal gübreler, zehirli ilaçlar da topraktaki bakteri yapısını bozarak toprağı çoraklaştırıyor. Biz yağmurdan kaçarken doluya yakalanmış olmayalım.


Biz GDO’lu tohumlara aşın karşı olup ekmesek dahi, komşumuz, köylümüz ekince, rüzgarla, arılar vasıtasıyla, bu sporlar bizim bahçeye de gelebiliyor. Bizim bahçeyi ve doğadaki doğal dengeyi hızla bozabiliyor.
Hz. Ali (Ra) “Herşey akla muhtaçtır, akıl ise, edebe muhtaçtır/’ buyurarak, aklımıza esen herşeyi yapmamamızı öğütlüyor.
Biz bilime karşı değiliz, bazı bilimler bizim havamıza, suyumuza, ekmeğimize karşıdır. Bizim hayatımıza bile kast edebiliyor.

« anız yakma vahşeti

alternatif tarım »

Bu konuya benzer Yazılar

  • ekolojik denge ekolojik denge Allah'ın (C.C) yarattığı kainatta israf ve çöp yok, işe yaramaz bir nesne de yok. O herşeyi ahenkli bir şekilde yaratmıştık. Denge unsuru olan bireyler üzerlerine biçilen görevi zevkle […]
  • Eklem kireçlenmesi nedir? : BelirtileriEklem kireçlenmesi nedir? : Belirtileri Eklem hastalıkları arasında en sık görüleni ilerleyici eklem bozukluklarıdır. Eklem yüz­lerinde eskime ve aşınma ön plânda olup, İltihapla ilgisi olmayan bu durum artroz ve­ya kireçlenme […]
  •  Güzel karın kası elde etmek için günde kaç kez mekik çekmek gerekir? Güzel karın kası elde etmek için günde kaç kez mekik çekmek gerekir? Günümüzde artık erkekler karın kısa yapmak için güç sarfederler. Çünkü karın kasları gerçekten çok güzel duran bir yerdir ve türk dili olarak biz onlara baklava deriz aynı zaman da kızlar […]

Yorum yap

Domain Ziyaretçi Sayısı